GÜCÜNÜZÜ DIŞARI VERMEYİN
Bir çoğumuz her zaman her şeyi bilen birlerinin olabileceği beklentisinde ve o yüksek kişiyi veya öğretiyi bulma arayışındayız. Bunun olamayacağını anlamak için hiçbir şeyin belli olmadığı hatta belirlenmiş ve yaşanmış olanların bile değişebileceği bir simülasyonun içinde olduğumuzu anlamamız gerekiyor. Belirlenmiş bir gelecek ve her hangi bir konuda kesin doğru yoksa, herşeyi bilen tanımını çöpe atmamız gerekir. Her şey potansiyel ler olarak mevcutdur ve hangi değerleri öne getireceğiniz, neyi parlatacağınız ve neyi oluşturacağınız tamamen size kalmıştır. Kesin doğruların olmadığı bir ortamda kendi dışınızdaki gerçekliklerle dolaşmanız hatta içinde toplumun kabul verdiği melek bilgileri ve semavi dinler ve diğer öğretilerde dahil olmak üzere başkalarının düşünce ve yorumlarına direk kabul vermeniz, gücünüzü dışarı vermeniz anlamı taşır.
Hepimizin yükselmiş Üstatların, peygamberlerin, dünya dışı zeki varlıkların her şeyi bildiğine, onların her şekilde mükemmel olduklarına, onların tüm yaradılıştaki tüm bilgiye ulaştıkları gibi varsayımlara eğilimimiz var. Bu gerçek değildir. Zaten, birçok yükselmiş insan bunu söylüyor. Dinlerin yoğun hükmü olan yerlerde rahibin, Gurunun, hocanın sizden daha çok bildiği, ilgili olduğu dininin Tanrısıyla daha iyi bağlantısı olduğu fikri vardır. Bu gerçek değildir.
Sizin yükselişinize hizmet edecek üstadın sözleri sadece sizin ışığınızın yanmasına hizmet etmeli ve sözlerinin sizin üzerinizdeki etkisi sizin olasılıklarınızı ortaya çıkarmak amacını taşımalıdır. Birçok yükselmiş üstad öğretisini sunarken gücün kendilerine verilmemesini, her insanın tanrılık/yaratıcılık potansiyelleri taşıdığını, her imkanın tohumlar olarak her insanda var olduğunu ve hangisini sulayarak büyüteceğinin kendi şeçimleri olacağını söyler. Bunu anlamak gerçekten önemlidir.
İnsanların bir şekilde güçlerini kendilerinin dışında bir şeye vermeye istekli olmaları oyunun bir parçasıdır. Herhangi bir konuda gelişmek isteyen insanın o konuda taklidi bir davranış sergilemesi gelişmesinin bir süreci için gerekli olabilir. Ama önemli olan kendi yolunu bulması, kendi bağlantısını gerçekleştirmesi, Dna kayıtlarındaki potansiyelle-rini ortaya çıkarmasıdır.
Kendinizin dışında herhangi bir şeye gücünüzü vermemeniz gerektiğini anlamamız çok önemli. Çünkü oluşumunuzun parçası olan mavikopyamızda yaradılışın mükemmelliğine sahibiz. Her rahatsızlık, her acı ve zorluk gücümüzü dışarı vermenizin ve kendi potansiyellerimize sahip çıkamamamızın sonuçlarıdır. Bütün bunların oluşması ayrılık bilincinin sebebiyet verdiği gerçek benliklerimizi inkar etmek ve kendi gerçekliğinize sahip çıkamamamız yüzündendir. Tüm hastalıkların nedeni budur.
Güücünüzü dışarı vermenin başka yollarıda vardır. İlaçlar, uğur getirdiğine inanılan eşyalar, kutsal metinlerin yazıldığı kağıtlar, sayılar, şekil-ler, muskalar, tılsımlar, tesbihler, tavşan kulakları, at nalları vs... her biri gücünüzü çalar. Gücünüzü onlara o kadar yüklersiniz ki onlar olmadan adeta bir hiç olduğunuzu düşünürsünüz. O olmadan dışarı çıktığınızda başınıza bir şeyler geleceğini düşünürsünüz ve gelirde..., destek vermesi için beslediğiniz bu değerlerin sizi güçsüzleştirdiğini bildi-ğinizde bunlara hiç ihtiyacınız olmadığını anlarsınız.
Kutuplaştığınız her alanda taraf olursunuz ve gücünüzü bir şanatcıya, bir spor kulübüne, bir sitasi partiye veya liderine kaptırabilirsiniz. Kendinizi onunla özdeştirir, çoğu kez obsesyonuna girer, yaşamınızda ve düşüncelerinizde o şey olmadan yaşayama yacağınızı sanırsınız. Oyşa gerçek anlamda yaşamaya, gücünüzü verdiğiniz bu değerlerden arındığınızda başlarsınız.
Yükselmek isteyen her varlık kendi yükselişi için kendi ihtiyaçlarının peşindedir. Ortaya çıkarttığı değerler kendi sorularının cevabı ve kendi arayışlarının karşılığıdır. Bütün medyomik bağlantılar medyomun kendi sorularının karşılığı ve kendi alt yapısının oluşturabildiği gerçekliklerdir. Bu yüzden birinin ihtiyacı diğerinin ihtiyacı olmayabilir. Ne hissediyor ve ne biliyorsanız bu sizin gerçeğinizdir, herkesin gerçeği değildir. Herkesin aynı gerçek etrafında birleşmesi düşüncesi bile büyük bir yanılgıdır.
Gücünüze sahip çıkmanızın, kendi potansiyellerinizi ortaya çıkartmanızın, bireyselliğinize önem vermenizin; kendinize, çevrenize ve bütüne yapacağınız en büyük yardım olacağını bilmeniz ve yaşama geçirmeniz dileklerimle.
Mustafa Kartal
mkartalll@yahoo.com