KALP ATIŞI YAŞAM SÜRESİNİ BELİRLİYOR
Bilinen resmi kaynaklara göre, uzun yaşamanın sınırı bilim tarafından 115 yaş üst sınır kabul ediliyor ve insanın yaşayabileceği en uzun süre dünya ortalamasında 115 yıl olduğu düşünülüyor.. Yaşam süresini kalp atış sayısı belirliyor. Bu sayıyı belirleyen yer ise beyin kökü ve onu örten R Kom pleksi olarak biliniyor. Kalp atış sayısı ve solunum düzeni buradan yönetiliyor. Bilim adamları bir solunumun 4 kalp atışına senkronize olduğu gerekçesi ile solunum yavaşlatıldığında, kalp atış hızında yavaşlama olacağı ve yaşam süresinin uzatılacağını belirtiliyorlar.
İSTANBUL NEFES KOÇLUK EĞİTİMİ BAŞLIYOR 
Mattepe Nefes Okulunda 01-02-03-04 MART 2012 tarihlerinde 4 tam gün 11:00- 18:00 arası gerçekleşecek olan nefes koçluk eğitimi; Doğru nefes alma, Nefes Teknikleri Kullanımı, Nefes Farkındalık ve Holoterapi bilinçaltı çalışmalarını kapsamaktadır. Eğitimini başarı ile tamamlayanlar nefes koçlu sertifikası almaya ve nefes atolyelerinde koçluk yapmaya hak kazanacaklardır.
BİLİM KARNIN ÖNEMİNİ FARK EDİYOR
Nefesin ana merkezi olan diyafram kasınında içinde bulunduğu karın bölgesinin önemi bilim adamları tararından yeniden yeniden keşfediliyor. Columbia Üniversitesinden nörobilimci Prof. Dr.Michael Gershon karın bölgesinin ikinci bir beyin görevi yaptığından söz etmektedir. Gershona göre ikinci beyin, asıl beynin bir kopyasıdır. Hücre tipleri, etken maddeler ve reseptörleri tamamen aynıdır. Psikoaktif maddelere tepki veriyor, özerk çalışıyor, hastalanıp kendine özgü nevrozlar geliştirebiliyor. Hissediyor, düşünüyor ve hatırlıyor. Flinders Üniversitesinden araştırmacı Marcello Costa, “Beyinden sonra en çok sinir hücresinin bulunduğu bağırsaklar, psikolojimiz üzerinde belirleyici olan serotonin, dopamin, opiatlar gibi, psikoaktif maddelerin, valium gibi etkili ilaçların, teskin edici özelliklerini kazandıran benzodiazepin gibi kimyasalların üretilmesine destek vererek beyni besliyor.
NEFES ALMAYI SAĞLAYAN GEN BULUNDU
Günde 21 bin kez otomatik olarak nefes almamızı TSHZ3 adlı gen sağlıyormuş. Solunumu sağlayan iki grup sinir hücresinden yola çıkan Gerard Hilaire ve ekibi, TSHZ3'ün bu sinir hücrelerinin işlevini yerine getirmesi için gerekli olduğunu belirledi. Yapılan araştırmada, TSHZ3 geninden yoksun bırakılmış fareler dünyaya geldikten hemen sonra nefes almadı ve iki dakika sonra öldü. TSHZ3 geninin bebeğin nefes alabilmesi için birçok unsurun gelişimini denetlediğine dikkati çekti. Bilim adamları Journal of Neuroscience" dergisinde uyku apnesi ya da ani bebek ölümü gibi solunum sorunlarına çözüm sunuyorlar. . Konuya ilişkin makale, Fransız "Le Nouvel Observateur" dergisinde de yer alıyor.
CİğERLERİNİN TAMAMINI KULLANAN DAHA ZEKİ
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp fakültesin de aynı sınıfta bulunan 200 öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada akciğer kapasitelerinin daha yüksek oranda kullananların zekan testine tabi tutulduklarında beyin fonksiyonlarının daha iyi kullanabildikleri ve daha zeki oldukları gözlenmiştir. Bu konuda araştırma yapan bilim adamlarına göre akciğer hacminin geniş olması beyne oksijenin daha fazla gidebilmesi anlamına gelmektedir. Beyin oksijenle ne kadar iyi beslenirse, o kadar iyi çalışmaktadır. Akciğer rahatsızlığı olan ve akciğer kapasitesini tam olarak kullanamayan kişilerde beyin fonksiyonları yetersiz kalmaktadır. Kişilerin beyin fonksiyonlarını düzgün kullanabilmeleri ciğerleri tam kapasite ile kullanabilme oranlarına bağlı olarak değişmektedir.